İlaç
kullanımı hakkında halkın yanlış bilgiye sahip olduğunu söyleyen ERÜ
Hakan Çetinsaya İyi Klinik Uygulama Merkezi (İKUM) Uzman Doktoru Ahmet
İnal, bu konuda doktor, hasta ve eczacı arasında iyi bir ilişki
kurulması gerektiğini kaydetti. İnal, ilaç hakkında doktorun ve
eczacının hastayı bilgilendirmesi gerektiğini belirterek, "Doktor, hasta
ve eczacı üçü arasında iyi bir ilişki kurulması gerekiyor. Önce doktor
hastasıyla iyi bir ilişki kuracak. Doktorun hastasına hangi ilacı
kullanacağını, nasıl
kullanacağını anlatması gerekiyor. Doktor bilgi vermeden reçeteyi
yazıyor, hasta eczacıya götürüyor. Eczacı da kutunun üzerine bir çizik
atıyor.
Sabah öğle akşam şeklinde genelde anlaşılıyor bu üç çarpı. Onu hasta sabah öğle akşam kullanıyor. Halbuki o ilacın kullanımının doğru bir şekilde öğrenilmesi gerekiyor. Genelde sabah öğle akşam dediyse, hasta sabah kahvaltısından sonra, öğle yemeğinden sonra, akşam yemeğinden sonra ilacını alıyor. Halbuki bunun 8 saat arayla olması lazım. Yani sabah 08.00'da aldığımız bir ilacı öğleden sonra 16.00'da almanız lazım ve gece yatarken 00.00'da almanız lazım. Aslında sabah öğle akşamdan kasıt budur" dedi.
Ramazan'da bu durumun daha da değiştiğini ifade eden Dr. İnal,
"Ramazan'da örneğin açlık ve tokluğu tanımlamamız gerekiyor. Genelde
insanlar açlık dediğimiz zaman yemekten 5 dakika önce aldığını açlık
olarak kabul ediyor. Yemekten sonra aldığını tokluk kabul ediyor. Bu
tanımda bir yanlışlık var. Bizim kabul ettiğimiz bilimsel manada tokluk
yemekten yarım saat öncesinden başlayıp, 2 saat sonrasına kadar oluyor.
Açlıksa yemekten 2 saat öncesiyle yarım saat öncesine kadar oluyor. Yani
sizin yemekten 2 saat önce aldığınız ilaç tok sınıfına giriyor.
İnsanlar genelde bunu yanlış yapıyorlar. Ve tok iken alınacak bir ilacı aç iken alıyorlar, aç iken alınacak bir ilacı tok iken alıyorlar. Bu şekilde ilaç etkisini yitirir" diye konuştu.
Ramazan'da ilaç kullanımıyla da ilgili bilgi veren İnal, "Ramazan'da
genelde insanlar gündüz ilaç alamadığı için iftarda ve sahur aralığında
alması gerekir. Eğer açken içilecek bir ilacı iftarda alacaksanız
dolayısıyla yarım saat öncesinde almanız gerekiyor. İftarda orucunuzu
açtıktan sonra su ile ilacınızı içiyorsanız ve aç iken alacaksanız yarım
saat sonra yemek yememiz lazım. Aç karnına alınacak bir ilacı iftarda
içsinler ve yarım saat sonra yemek yesinler. İlaç kullanımı da çok
önemli.
Eğer günde iki defa kullanılacak bir ilaç ise onda sorun yok, ilaçlar iftarda ve sahurda alınabiliyor. Ama eğer günde üç defa ise ve 8 saat arayla kullanılması gerekiyorsa, iftarda, sahurda ve gece 00.00'da alınması gerekiyor. Aslında bu bizim kullanım şeklimize uygun değil. 8 saat araya uymuyor. 4 saat araya uyuyor. Ama illa kişi oruç tutacağım, ilacımı da içeceğim diyorsa bu şekilde kullanabilir" şeklinde konuştu.
Kronik hastalığı bulunanların da ilaç kullanımını Ramazan ayında iyi
dengelemeleri gerektiğini söyleyen İnal, "Diyabet hastalarının ilaçları
çok önemli. Tansiyon hastaları bazen biyolotik dediğimiz sıvı
kaybettirici ilaçlar kullanıyorlar. Dolayısıyla bu yaz günlerinde günler
çok uzun, 16 saatlik bir oruç döneminden bahsediyoruz ve 16 saat
boyunca susuz kalan bir insandan bahsediyoruz.
Üstüne de sıvı kaybını artırıcı bir ilaç kullandığımız zaman sıvı kaybı iyice artıyor. Dolayısıyla bu tarz bir ilaç kullanan bir insanın oruç tutmasını da riske atmış oluyoruz. Böyle insanlara bizim tavsiyemiz ya ilacını değiştirsin ya da ilacını gece sahurdan sonra değil de akşam iftardan sonra alsınlar" dedi.