Tüm internet kullanıcıları, Facebook olmasa
bile mutlaka Google’ın hizmetlerini kullanıyor. Yaptığınız aramalar
ile birlikte Google’ın güçlenmesini sağlıyorsunuz. Facebook’a karşı
olan insanlar olsa da Türkiye tüm dünya çapında bu siteyi en çok
kullanan ikinci ülke oldu.
Milyar dolarlık bu iki internet devi geçtiğimiz hafta içerisinde kelimenin tam anlamıyla birbirine girdi. İlk önce Facebook, Google’ın
bilgi hırsızı olduğuna dair bir dedikodu ortaya çıkarttı. Google’ın
sosyal ağ sitesini karalama kampanyası yapmakla suçlaması üzerine
Facebook iddialarını kanıtlayan bir açıklama yaptı.
Olayın nedeni Google’ın Facebook
kullanıcıların fişleyip bu bilgileri kendi yeni sosyal ağ sitemi için
altyapı oluşturmakta kullanmasıydı. Bu iki şirket arasındaki
anlaşmazlık karşılıklı dilenen özürlerle birlikte unutulup gitti. Peki
ama milyarlarca internet kullanıcısının, piyondan bile değersiz hale
konulduğu bu tartışmanın gerçek boyutları niye unutulmak isteniyor?
Ücretsiz Hizmet Bir Masal mı?
Bunun nedeni aslında çok basit, hem
Facebook hem de Google kullanıcılarının özel bilgilerini depolayıp
bunları içeriğinden para kazanıyor. İki internet devinin reklam
bütçesinin bu kadar büyük olmasının en büyük nedeni, şirketlere yüzde 100 kesin olan istatistik bilgileri sunabilmesi.
Facebook firmalara, elimizde 5 milyon
18-20 yaş arası genç var ve bunların hepsi sizim markanızı çok seviyor
reklam verin onlara hitap edin diyerek milyar dolarlar kazanıyor.
Google ise bilgilerinizi kullanarak, reklamdan çok yeni teknolojik
ürünler ve yazılımlar geliştiriyor.
Her kullanıcı bu siteleri kullanırken
özel bilgilerini depolanması için aslında izin veriyor. Sonuçta, bu iki
devi bir birini düşüren en büyük neden kesinlikle etik çekinceler
değil. İnsanların piyon gibi kullanıldığı bu pazarda bir sitenin
diğerine göre daha fazla kullanıcı bilgisine sahip olması rakibinin
dayanamayacağı bir hareket haline geldi.
Tecrübesiz ve öfkeli Facebook yönetimi durumu halka açıklayarak Google’a
gözdağı verdi. Sonuçta bu işte o kadar tatlı bir kâr var ki iki sitede
insanların uyanması yerine sahip oldukları parayı bir birlerine
paylaşmayı tercih ediyor.
En önemlisi, insanlar hem Google’a hem de Facebook’a
üye olurken tüm bu şartları kabul ediyor. Nasıl olurda ben bunu kabul
ettim diyorsanız, sadece üye olurken çıkan o up uzun anlaşma
maddelerini bir kez olsun okuyun. O zaman bu sitelerin hayır sever ve
bedava hizmet anlayışının aslında hiç de göründüğü gibi olmadığını
anlarsınız.
Eski bir söz der ki; "Ücretsiz peynir sadece fare kapınında bulunur".