Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kasetler için, “Çok
çirkin ve tehlikeli” sözlerini “Geç kaldı, atı alan Üsküdar’ı geçti”
diye niteleyen Bahçeli sorulara özetle şu yanıtları verdi:
Tatile girerken yapıyorlar
-
“Genelde cuma gününden sonra tatile girildiği zaman internette bir
takım suçlamalar yapıyorlar. İlk iki arkadaşımızla ilgili kaset Bolu ve
Düzce seyahatimizdeyken yayınlandı. Sonra İstanbul’da pazar günü
yapacağımız buluşmanın arifesinde iki kaset yayınlandı. Bu iki
arkadaşımız da aynı zamanda İstanbul’un milletvekili adayları.
Biz
eldeki bilgiler ışığında bir hareket, başlangıç noktası olarak bu
yayınları yapan internet sitelerinin ABD’de yapıldığını tespit ettik ve
oradaki yayınlarla ilgili kullanılan banka kartında Faruk Bayındır’ın
adı geçtiğini belirledik. Sonrasında 18 Mayıs’a kadar ‘Sayın Bahçeli
istifa etmelidir, aksi takdirde altı kaset daha yayınlayacağız’ denilen
bir yayın yapıldı. Burada olay biraz farklı. Bu MHP’yi tehdit ve şantaj
eden bir boyuttur. MHP’nin bunu kabullenmesi mümkün değildi.
Tehdide boyun eğmedik
-
Biz de ‘böyle tehdit ve şantaja boyun eğmeyiz’ dedik ve boyun eğmedik.
Ama ahlaki duruşta aynı tutarlılığımızı sürdürdük ve gereğini yaptık.
18’inde arkadaşların istifasını istemedik. ‘İsminiz burada geçiyor,
istifa edin’ dememiz doğru değildi.
Çünkü ortada bir şey yoktu.
Sonunda Mehmet Ekici ile ilgili bir yayın çıktı. O arkadaşımız zaten
kendisi istifa etti. Osman Çakır Bey, ‘Ben aile sahibiyim, çocuklarım
var. Kendimi bir tartışma ortamında görmek istemiyorum’ dedi. Diğer
arkadaşlarımız da ona paralel hareket etti.
Evlere kim, nasıl girdi?
-
Kasetlerle ilgili biz gereğini yaptık. Bundan sonraki görev, bu evlere
kimin, nasıl ve hangi amaçla girdiğinin bulunmasıdır. Bunlar MHP’nin
kararlı duruşunu etkisiz halde bırakmak, itibarsızlaştırmak amacıyla
yapılıyor.
Belediye parkında çekilmedi
- Başbakana
bir şey hatırlatmak lazım. Zinanın suç olmaktan kaldırılması
sürecindeki demeçlerini bir okusun. Danışmanları masasının üzerine
koysun. O dönemki demecinde, ‘Zina Yasası eşitsizliği giderecek. Kutsal
aile kurumumuzu yıpratmamak için bir adım atmak gerekiyor. Eğer, aldatma
varsa, şikayete bağlı olarak burada bir ceza var. Alan razı, veren razı
ise o zaman zaten hiçbir şey yok’ diyor. Şimdi bunu söyleyen Başbakan,
bu kasetlerle ilgili ne diyecek?
Bunun neresi genel hayat,
neresi ev? Bu kasetler herhalde belediyenin son düzenlediği bir parkta
çekilen manzaralar değil. Başbakan ya sessiz kalıp sonucu beklemeli veya
sonuç almak için güçlü bir siyasi irade koymalı.
23 günde büyük tahribat
-
Sayın Cumhurbaşkanının değerlendirmesi çok geç kalmış bir
değerlendirme. Büyük bir tahribat yapıldıktan sonra sözün hiçbir anlamı
yoktur. Aradan 23 gün geçti, atı alan Üsküdar’ı geçti.
23 gün
içerisindeki bu büyük tahribatın, Cumhurbaşkanı’nın bu açıklaması ile
telafisi mümkün değil. Kendisi ile Recep Tayyip Erdoğan ile arasına bir
ince çizgi koymak istiyorsa; bu geçti. Bütün bunlara rağmen savcıların
harekete geçmesi isteği var. Savcılar bu isteği yerine getirse iyi olur.
Hedef MHP; kenetlendik
-
Bu süreçte hedef MHP’dir. Şu an için MHP Genel Başkanı ve lideri benim.
Dolayısıyla hedef benim olmamdan tabii bir şey olamaz. Anadolu’da
kasetlerin olumsuz etkisiyle karşılaşmadık. Aksine kenetlendik. Herhangi
bir sebeple 12 Eylül sonrası siyasal yapılanma sürecinde, bizden biraz
kopmuş, küskün, kırgın arkadaşlarımızı şimdi yanımızda görüyorum.
TİB Başkanı istifa etmeli
-
‘Elimizde şalter yok’ diyen Telekomünikasyon İletişim Başkanı’nın (TİB)
bu aşamada söyleyecek hiçbir sözünün olmaması lazım. Eğer bir şey
söylemek istiyorsa iki kelime kafidir; ‘İstifa ediyorum.’
Ruhlarını nasıl teslim edecekler
-
Burada, İslami çizgiden gelen bir siyasi hareketin, bu gibi konuları
sürekli seçim meydanlarında tekrarlaması hali, çok büyük bir yanlış.
Bununla ilgili ayet, hadisler var. Hepimiz için ölüm mukadder. Eğer bir
gün, Allah gecinden versin, hak vaki olur ise ruhlarını teslim ederken,
hangi huzur içerisinde bu teslimatı yapacaklar.”
Kurşundan daha ağır çok adice
-
1967-1968 öğretim döneminden beri yaklaşık 40 yıldır bu hareketin
içindeyim. Hiçbir kopuşum olmadı. Hayat tarzım oldu bu benim. Geçmiş
dönemde çok zor zamanlar oldu. Karşı görüştekiler arasında kavgalar
yaşandı. Bizim hareketimizi engellemek için birbirlerine kurşun
sıktılar. Ama hiçbir zaman bu dönemdeki kadar ahlaksızca işler
yapılmadı. Bu yapılanlar kurşundan daha ağır. Çok adice bir şey.
-
Çünkü buna muhatap olan insanın, ailesi, yetişmiş, belli yaşlara gelmiş
evlatları, sosyal çevresi var. Bunlarla ilgili eğer gayrı ahlaki ve
siyasi etikle bağdaşmayan bir tavır tespit etmişseniz o zaman elinizdeki
bilgileri internet sayfasında yayınlayarak kamuoyunu farklı bir alana
çekmek yerine partinin yöneticilerini uyarmanız lazım. Yeni yetişmiş bir
evladın kafasında babasıyla ilişkili bir soru işareti yaratarak hayatı
zindan etmeye hakkınız yok.(Hürriyet)
Kaset depreminde son perde!
Devlet Bahçeli, partisinin yaşadığı kaset olaylarını değerlendirdi.
Bu haberi beğendiniz mi?