Diyarbakır bize çok şey anlatır, Diyarbakır denilince aklımıza çok şey gelir. Yaşamak için bir insanın ülküsünün olması gerektiğini bizlere ulaştıran odur, bitmeyecek millet aşkımızı Gökalp beyden esinlendik. Diyarbakır ayrılığı değil kemer gibi hepimizi sımsıkı sarar, bu şehrin her köşesinden asalet ve güzellik fışkırıyor, dağılmaya değil toplanmaya, dargınlığa değil, kucaklaşmaya, husumete değil, uzlaşmaya varım ve hazırım diyor.
Diyarbakır'lı kardeşim nifak saçanlardan bıktım diyor, farklılıkları hatırlatarak müşteriklerimizin altına oymaya çalışanlardan yoruldum diyor. İnanıyorum ki Diyarbakır'lı vatandaşım istismara, bölünmeye karşı çare arıyor. Kandan beslenen teröristlere karşı yardım bekliyor, AK Parti iktidarının işbirlikçi duruşuna son vermeyi ümit ediyor, merak etmeyin biz varız. Ben buraya sizlerden oy istemeye, siyasal fayda ummaya gelmedim önce Diyarbakır'lı kardeşimle dertleşmeye ve hasret gidermeye geldim. Başbakan Erdoğan'ın aramıza ekmeye çalıştığı fitne tohumlarını çürütmeye geldim, kafasında küstahca çizdiği Sivas, Gavurdağı hattını yerle bir etmeye geldim.
Son yurdumuzda nefes alan herkesi ecdadımızın yadigarı olarak kabul ediyoruz, Kuzey'den, Güney'e hangi etnik kökene sahip olursa olsun herkes eşittir Türkiye tektir diyerek farklılıklara prim vermedik, bu itibarla anlayan, dinleyen, koşan herkesi bir gördük, beraber kabul ettik ve ayrılmaz bir bütün olarak yüreğimize bastık, başka türlüsünü zaten düşünmedik ve düşünemeyiz bu ülkenin hiç bir evladı bu ülkenin ötekisi değlidir buna hiç bir zaman taviz vermedik. Diyarbakır'lı kardeşim siz bizsiniz, bizde siz. Başbakana ve PKK'ya inat ayrımız, gayrımız yok bin yıldır son vatanımızı beraber savunmadık mı? Şehitlerin kanından ilham alan bayrağımızı beraber sallamadık mı? İstanbul'da oturup ahkam kesenlere ve bölünmüş Türkiye'nin denklemlerini kurmaya çalışanlara siz bakmayın, yedikleri önünde yemedikleri arkalarında sürekli ben yiyeyim, ben içeyim diyorlar ama size gelince gözleri başka şeyleri işaret ediyor. TÜSİAD'ın, TESEV'in raporlarını tenzip edenler buraları samimiyetle ele almayanlardır.
Bu çerçevede oynanan oyunları, tuzakları, komploları ve kışkırtmaları görün, anlayın. Siz ortak, hissedar değil bu devletin asli sahiplerindensiniz, siz bizim herşeyimizdensiniz, duamızda, gönlümüzde, dilimizdesiniz. Washington'dakiler sizi benden fazla sevemez, Erbil'deki peşmerge sizi benden çok sahiplenemez, Trakya'da söylenen şarkıyı Bismil'de duymadınız mı? Oranın neşesini Çınar'da hissetmediniz mi? Yozgat'ta ki bağlamanın sesiyle Dicle'de dertlenmediniz mi? Nafakanızı kazanmak uğruna sizde babanızdan, bacınızdan, gardaşınızdan ve yavuklunuzdan ayrı düşmediniz mi? Bizi bir kılan bir bütün yapan hasretlerin bazıları işte bunlar. Sorunlarınız yok demek istemiyorum ama sorunlarla boğuşan sadece sizler değilsiniz yurdumun her köşesinde en az sizler kadar problemle karşıkarşıya olan insanlarımız var. Türk milletinden ayrılma rüyası görenler, akıllarını başlarına almalıdırlar bizim ne verecek bir çakıl taşımız nede vazgeçecek bir insanımız vardır. Son vatanımızda yaşamaya karar verdiğimizden bu yana bütün hesapları bizi bu coğrafyadan atmak üzere şekillenmiştir.
Misak-i Milli kazanılmış vatan topraklarını kesin ve kesin belirlemiştir, bizim bu topraklardan kesinlikle çekilmek söz konusu değildir ve Türk milleti için başka bir toprak parçası yoktur. Başka bir milletin sığıntısı olmak gibi tercihimiz, seçeneğimiz bulunmamaktadır. İrademiz budur, azmimiz ve dileğimiz buna yöneliktir.
kaynak:ihlassondakika