Tek Türkiye değil birçok yerde uygulayanlar var burada bunlar neden uyguluyor neden kaldırma yönüne gitti tartışılacak konu, Türkiye AB sürecine girdiğinden bu olaylar konuşuluyor. Devlet böyle bir affı getirmemeli, ağırlaştırılmış müebbette Bahçeli ileriye yönelik bir sözmü verdiniz diyor ama ben söz vermedim diyorum.

     


Bizden önce üzerimizdeki baskıları kaldırın isteği oldu, ardından kürtçe yayınımız olsa dediler öncelikle 30 dakika ile başlattık sonra düşündük Kuzey Irak'a kadar bunlar yansıya bilir hemen TRT6'i açtık. Birde işin boyutu kürt sorununa yönelik olarak red, inkar politikalarını kaldırmaktı hepsini kaldırdık asimilasyon kalkmak üzere. Eğitimde, Sağlıkta, Tarımda hiç bir dönemde görmediği yatırımı Doğu illerimiz görüyor, tek eksiğimiz terör o bölgede olmasa yatırımcılarız oralarda gider yatırımlarını yaparlardı, bu süreçte bunları olgunlaştıracağız, seçimden sonra adımları atabiliriz.

Asimilasyonu silmek üzereyiz dediniz, yeni anayasada bizim özerkliğimiz verilmezse kendi özerkliğimizi oluştururuz diye bir haber çıktı.

Burada kardeşlerim neyin özerkliğini istiyorlar anlamadım, bütün bunlara anlam veremiyorum. Benim kabinemde Kürt kardeşlerim var, Ahmet Türk'de feodel yapının bir parçasıdır bir tevazu içinde önce ben nasıl Kürt kardeşlerime hizmetkar olurum onun düşüncesi içine girsin. Bölgede yerel yönetimler olarak ne hizmetler verdiler bir bölgede gezseniz rezaleti göreceksiniz, Allah aşkına modern bir ülkenin iline bunlar yakışıyormu ondan sonra özerklik diyorlar burada herkes özerk zaten burada sıkıntı yokki. Bunların hepsi istismar, bunların üstünden bişeyler elde etmeye çalışıyorlar.

BDP geri adım attı sanırım size karşı?

Tepkileri görünce geri adım attılar bir defa Cuma namazını kılmaları bir ayrımcılıktır, cemaatle kılınması gerekir bu köylerde, mescitlerde cuma namazı kılınmaz kasabaya inlerler ilçeye inerler mesajı oradan alırlar. Bunlar devletin imaının ardında namaz kılmayız diyorlar. Bunların ki ibadet değil sadece birliğimizi dağıtmaya yönelik adımlar gerekirse camileri ele geçireceğiz diyorlar. Bağımsızlardan birisi bunu söylüyor bu ifade karşısında nasıl soğukkanlı olalım bunlara karşı hükümet sessiz kalınıyor diyorlar.

Seçim günü hür iradenin kullanılması için ne gibi önlemler alındı?

Bir yasal düzenleme yaptık eskiden güvenlik 100 metre mesafede duruyordu sandığa şimdi bu 15 metreye geldi bu düzenlemenin içine sandık başkanlarınıda ekledik görevliler bile eğer güvenlik güçlerine şikayet gelirse gelir ve oylamayı orada takip edebilir. Bunlar aldığımız haberler bizim bütün tehditlerde; cep telefonuyla kullandığın oyu çekeceksin ve göstereceksin diyorlar buna yönelik olarakta cep telefonlarıyla felan sandık başına gidilemeyecek, bunlar alınmış olan tedbirler. Gerek valilerimiz, emniyet müdürlerimiz, jandarma hepsi tedbirini en üst düzeyde alacak.

Bölgede bir bakanınızın bir akşam çay içerken anlattıkları var kendisinin bizzat yaşadığı 2009'da ki olaylar var. Sandık başkanı ve üyeleri belli bir saatten sonra oyunu kullanmamışlar adına pusulalara basıp atıyorlar ve o tarihte 100 metreydi önlem polis müdahale etmeye kalktığında tekme tokat dalıyorlarmış. Referandumla bugün arasında fark varmı? Aynı şeyin meydana gelmemesi için neler yapıldı?

Bu defa aynı başarıyı sağlayacaklarına ihtimal vermiyorum. Biz teşkilatımızı bu noktada iyi hazırladık, emniyetinde, jandarmanında bu noktada alacağı tedbir çok önemli. Onların bu şekilde oy kullanma şansı sıfıra düşer.

12 Eylül referandumunda oraları dolaştınız o zaman 3 parti hayırcıydı o ortamla bugün arasında fark varmı?

Bugün maşallah daya iyiyiz fakat tabi o referandumda ki Güneydoğu bölgesinde sandıklara çarpı işaretleri koymuşlardı. Bu nasıl demokrasi? Nasıl özgürlük? Şimdi geleceksin kepenkleri indireceksin, molotoflarla saldıracaksın sonra demokrasi diyeceksiniz. İşte bunların özerklik anlayışı da bu.

1923'ten beri çözülmemiş sorunlar sizin döneminizde ele alındı, kalkınma sorunları var bütün bunları yapıyorsunuz. Kimse beğenmiyor bu mesleği neden yapıyorsunuz, siyasetçi olmak için neler lazım?

Bu bir hizmet siyaseti, bizim misyonumuz var bu misyonu artık öyle bir hale getirdik ki olgunluk çağı işte şimdi ustalık dönemine geldik bu çağı birileri yönetecek, yönetecekse bunu ülkeye sevdası olan bir ekipin götürmesi lazım. Bu ülke muhasır medeniyetler seviyesi üstüne çıkar bunu biz şu 8,5 sene içerisinde gösterdik bu bir sevda, bir aşk böylece yürüyor bu.

12 Eylül soruşturması hakkında 2 kişi hakkında bu işin sorumluları hakkında dava açıldı iç hizmetler kanunun 35. maddesine neden bugüne kadar dokunulmadı?

Merdivenleri teker teker çıkmak gerekiyor, biz 12 Eylül'de getirdiğimiz paketi ne sıkıntılarla getirdik karşımıza herkes dikildi. BDP ben en çok kapatılan partiyim diyor o maddeye gelmiyor, gel işte çözelim bunu gelmiyor. Meydanlarda bu işin mücadelesini verdik ve bu söylediğiniz isimlerle alakalı olarak köşe yazarları bize nasıl saldırdılar, biz şuanda bütün hazırlıklarımızı yaptık bunuda illaki meydanlarda çıkıp bağırmamıza gerek yok. Yargı şuanda üstüne düşenide yapıyor kibarca ifadelerini alıyor, kim ne yaparsa yapsın demekki yanında kar kalmıyormuş bunun adımları atılıyor. Bu 26 maddelik Anayasa ile değişim dönüşüm oldu, biz şimdi ileri demokrasi, temel hak ve özgürlükler diyoruz. Şuanda yargının hareket ediş tarzında yeni düzenlemeler dahil bunların adımları atılıyor ama TSK'nın iç hizmet kanununda da bir düzenleme muhakkak olacaktır ama bu şimdi mi ne zaman olacak derseniz bunu seçimlerden sonra oturup konuşacağız.

Sivil idareyi siz burada yok farzediyorsunuz bırakında onun mücadelesini sivil irade versin, burada TSK kendini dış saldırılara karşı modlaması lazım içeridede bu işleri polisin, güvenlik güçlerinin sivil iradeyle bunu götürmesi lazım. Bir basit olay sadece bizim 2007 olayımız, partimizle ilgili kapatma olayı Türkiye'ye çok zarar vermiştir, şuanda o olay olmasa 15'e doğru giderdi milli gelirimiz, buna rağmen biz 12 bine yakınız.

Gergin bir ortam var seçimlerle ilgili olarak, siz köşeyazarlarını size sorulduğu zaman cevap veriyorsunuz. Eski ABD Başkanı Raidon kendi hakkında yazıları okumazdı mesela, sizde acaba bazı şeyleri görmezden gelseniz olmaz mı?

Bende okumuyorum zaten, bana arkadaşlarım tarafından iletiliyor ben hiç okumam arkadaşlarım özetlerler, olumlu, olumsuz özet yaparlar. Son olayda siz bu kadar hizmetler vereceksiniz bunuda gidip Dersim'de yapılan yollarla ilişkilendirmek olmaz ki. Ben bunları da nasıl görmezden geleyim.

Bazı şeyleri görmezden gelseniz daha tutarlı değilmi?

Bir köşe yazarı bu ülkenin Başbakanı'na, hükümetine Dersim'de ki patika yollarla kıyaslama yaparsa bölgeyi tahriktir bu. Ben oradaki halkımla dolaştığımda 'acaba siz bunları yine askerler, polis içinmi yapıyorsunuz' diyorlar. Fitneyi, fesatı bunlar ortaya koyuyorlar biz bu yolları bunun içinmi yapıyoruz?

27 Nisan Muhtırasına bağlanmıştı bir önceki seçimde aldığınız oylar, bu tip iddialar vardı mağduriyet oy getirdi dediler. Mağduriyetin oy getirdiği Türkiye'de böyle bir ortam olduğuna inanıyormusunuz?

Biz mağdurları oynamadık, tam aksine ben onu muhtıra olarakda kabul etmiyorum, diyelim ki öyle olsun ertesi gün biz sivil irade olarak gereken cevabı verdik mağduru oynayan ertesi gün gider duvarın dibinde ağlamaya başlar. Milletimize bunun üzerinden değil, yaptığımız hizmetler üzerinden gittik Cumhurbaşkanlığı seçiminin artık millet tarafından yapılmasını anlattık ama o dönemde partimizden ayrılıp oluşan bir parti bu sürece söz verdiği halde bize sözünü tutmadı hatta Anavatan Partisi'nin genel merkezinde milletvekillerini adeta hapsettiler. Bunlar hep yaşandı olan şeyler, bu arada diplomasiler oldu bize milletimiz bu gerçekleri görmesi suretiyle gereken desteği verdi. Şuanda mağduriyeti oynayanlar olabilir, varda onuda Pazar günü göreceğiz.

2002 ve 2007 seçimlerine göre en belirgin değişiklik meydanlarda ne oldu?

2. Mitingim Gümüşhane'ydi sahneye Semih diye bir yavrumuzu getirdiler 11 yaşında ve 6 yaşından itibaren diyalizde ama artık diyaliz bile kar etmez hale geldi ve böbreklerinin değişilmesine karar verildi ailesi esnaf ve böbrek Zonguldak'ta bulunuyor. Bunun üzerine bizim 2 jet ambulansımız aileyi Ankara'ya getirdi ve böbrek Ankara'ya getirildi nihayetinde operasyon gerçekleştirildi. Operasyon başarılı geçti ve ne kadar hayırlı bir işin orada yapıldığını anladım, gerçekten şu 18 ambulans, 16 noktada ne kadar büyük işlev görüyormuş bunu gördük.

Bir işçimiz Irak'ta çalışıyor, orada inşaatta düştümü ne olduysa belde kırılma olmuş orada kendisinden ciddi paralar istemişler, birde belden aşşağısı tutmaz demişler. Hemen haber veriyorlar Recep beyle irtibat kuruluyor görüşme yapıldıktan sonra bizim jet ambulans gidiyor hastayı alıyor ve Gaziantep'te bir hastaneye getiriliyor belden aşşağısı tutmasıda söz konusu değil ve diyor ki; Bir işçinin saygınlığı bu kadarmı olacaktı' diyor bunlar beni duygulandıran kısımlar. Biz bu hareketler neticesinde bu sayıyı 5'e çıkartmayı düşünüyoruz, Van'dan gelen mektuplar var bizim özürlülere ödediğimiz para var bu konuda duygularını yansıtanlar var. Birtane Ayşe var nasıl dua ettiğini bunlar bu seçimde bizi en çok kendi duygu dünyamıza yansıyan tarafları.

Hizmetin sonu yok güncellenmesi var. Sayın Kıılçdaroğlu dönemindeki hastanelere bakın, ameliyathanelere bakın şuanki ameliyathanelere bakın. Keşke bizimle gelip Van'ı görseniz. 5 Yıldızlı gibi. Eskiden Van dendiğinde başka birşey konuşuluyordu şimdi başka konuşuluyor.

BUGÜN DAHA DOĞRUSU GEÇEN HAFTA YAPILAN OPERASYONLA GÖZALTINA ALINANLARDAN 5 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI. NEDİM SEVER DE BUNLARIN ARASINDA. BU AVRUPA'NIN TÜRKİYE'NİN TERÖRLE MÜCADELESİNE DAHA CİDDİ YAKLAŞIM GÖSTERDİĞİ ANLAMINA MI GELİYOR YOKSA TAM TERSİNE SEÇİM ÖNCESİNDE SUYU BULANDIRMAK MI?

Ben batıda olanlara pek güvenemiyorum inanamıyorum. Bunların en önemlisi Özdemir Sabancı. Onunla ilgili kaç türlü karar alındı. Yakalandı bırakıldı şimdi kayıp. Nasıl güveneceksiniz? Aynı şekilde geçen yıl Fransa'da bir çok tutuklamalar oldu. Sayın Bush'un döneminde G20 zirvesinde Sarkozy bana sürprizim var dedi. Ne dedim iki ay içinde sana sürprizim var dedi. Nediir diye ısrar ettim. 2 Ay içinde size önemli isimler teslim edeceğiz dedi. Sonra yargı bırakmıyor dedi. Yani ne olacağı belli olmaz. Temenni ederim ki salıverme olayı tekrar olmaz.

AMERİKA'NIN TÜRKİYE'DEN LİBYA'YI BOMBALAMASI İSTENİYOR MU?

ABD bizden böyle birşey talep edemez. NATO'da müzakere edilebilecek bir konudur bu. Türkiye'nin görevi sadece lojistik desteklerdir. Bunun dışında bizim hiçbir üstlendiğimiz görev söz konusu değildir. Böyle bir eylemin içerisinde biz Türkiye olarak bulunmayız.

Suriye bizim adeta iç meselemiz. 850-900 km sınırımız var. Altınözü'nden bugün girişler var. Hakikaten can havliyle oradan kaçanlara kapılarımızı kapatamayız. Tabi bu nereye kadar devam edecek o da ayrı mesele. Dün gece itibari ile 1200 kişiydi. Erkekler geliyor ailesini bırakıp kendileri gidiyorlar. Ben 4-5 gün önce Sayın Beşar Esad ile görüştüm durumu anlattım. Buna rağmen bu işi hafife alıyor ve bize farklı şeyler söylüyorlar. Ben insani noktada kardeşi bu noktada gerçekten insani davranmıyorlar.

Mahir Esad, öldürdükleri kadınların tepesinde öyle bir çirkin görüntü veriyorlar ki bunlar yenilir yutulur değil. Türkiye olarak biz bunların karşısında hala Suriye diyemeyiz. Orada da bizim akrabalarımız var. Halep tarafından baktığınızda aynı şekilde, Mardin'le baktığınızda aynı sıkıntı var.

YENİ BAKANLAR KURULUNA İLİŞKİN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Şuandaki mevcut müsteşarlar bürokrat havasından çıkamıyorlar. Bu da bakanları sıkıntıya sokuyor. Bakan bir defa milletvekili arkadaşları ile ilgilenemiyor, halkla ilgilenemiyor. Müsteşar halkla ilgilenmiyor. Geldim beni görüştürmediler diyen çok şikayet aldım. Burada bizim mevcut müsteşarları idari müsteşar olarak düşünüyoruz, bakan yardımcısını adeta bir siyasi müsteşar olarak düşünüyoruz. Aynı zamanda da bakan ona hangi yetkileri devrederse o yetkileri kullanabilen. Ama vekil değil. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Yardımcı yetkileri o donatacak. Şu yetkiler d iyecek ve orada kullanacak onu.

SEÇİMDEN SONRA BAKANLAR KURULUNA ÇIKARKEN YARDIMCILARI DA MI AÇIKLAYACAKSINIZ?

Siz bir valiyi mesela illa üniversite mezunu olmak zorunda değil. Hatırlarsanız rahmetli Özal dönemindeydi Sakıp Sabancı'nın ismi üzerinde bişeyler gündeme gelmişti. Şimdi onlar biz bilgi almak istediğimizde katılacaklar bakanlar kuruluna. Bunlar hükümetle gelip hükümetle gidecekler. Halkın geliş gidişlerinde bütün notları takip etmede bu çok aktif bir rol oynayacak ve holigarşiyi bu kıracak. Başarılı bir iş adamı bir bakan arkadaşımız onun iyi bir dostu. Gel bu konuda bana yardımcı ol derse gelip o yapabilir. Zorla da birini getirip oturtamazsınız. Başarılı özel sektörde CEO geliyor. Ücret skalasını Bakan ile Müsteşar arasında bir yere oturtacağız.

BALKON KONUŞMASI SEÇİM SONUCUNA GÖRE Mİ HAZIRLANIYOR YOKSA SAYIN BAŞBAKAN KAFASINDA BU KONUŞMAYA YÖNELİK TASLAĞI OLUŞTURDU MU?

Ben bunları burada açıklayacak olursam orada onu konuşmama gerek kalmayacak. Dolayısıyla onun kıymeti olmayacak. İşin çerçevesi kapsamında Türkiye hazır hedef 2023 diyoruz. İstikrar sürsün Türkiye büyüsün diyoruz. Bunları söylerken bunların içini de doldurmak gerekir.

Biz inanın bu dönem içerisinde herkesin başbakanı olduk. Buna gayret ettik. CHP, MHP, Saadet bütün belediyelere biz aynı hizmeti verdik hiçbir ayrımı yapmadık. bize bu ayrım zamanında yapıldı. Vatandaşla ne giyimine ne kuşamına asla müdahil olmadık hep bunun istismarını yaptılar. Başörtülü kızlarımız başörtülü olmayan kızların sahip oldukları özgürlüklere sahip olamadılar. MHP ile birlikte teşebbüs ettik bu da CHP'nin girişimi ile Anayasa Mahkemesi'ne takıldı.

GÜNLÜK HAYATTA BİRAZ ÇOK KAYNAŞMA UYUM GÖRÜYORUZ

Zaten günlük hayatta sıkıntıları yok ama diyorlar ki sen burada kal üniversiteye gelme. Doktor olmak, avukat olmak, ekonomist olmak neyine. Veya herhangi bir kurumda bu tür münasebetleri görmek neyine. Sürekli dışlanıyorlar. Batıda böyle bir sorun var mı? Hiçbir yerde müslüman kadınlar bayanlar görev yapıyor. Bakıyorsunuz devlette doktor olarak görev yapanlar var. Biz de ne yazık ki A'dan Z'ye bir sıkıntı var. Benim kendi kızlarım ABD'de okudular. Biz de efendim bizim kendimize ait bir laiklik anlayışımız varmış. Öbür tarafta da 82'nin gerekçeli anayasasında orada laikliğin tanımını yaptılar. Orada Devlet bütün inanç gruplarına eşit derecededir diyor. Ayrıca Anayasa'nın 24. maddesi açık net ortada. Bu noktada sıkıntıların Türkiye tarafından aşılması lazım. İnanıyorum ki aşılsa Türkiye çok daha rahat bir hale gelecek ve enerjisini kalkınmaya bilimde sanatta daha farklı gelişmelerin olduğunu göreceğiz.

Şimdi tabi bütün bunların hepsini muhalefet ile beraber yaptık. Terörle mücadele yasasını, ceza kanunu, en büyük basın şurasını biz yaptık. Bütün bunlardan sonra ortaya çıkan tablo ile yasal düzenlemeleri yaptık. Yasalar ne olursa olsun mesele buradaki insan unsurudur. O insan unsuru bunu nasıl kullanıyor. Benim burada üzerinde ısrarla durduğum konu şudur. Bu tutukluluk sürelerinin uzamaması gerekir. Benim yanıma gelip te babam 18 yıldır cezaevinde tutuklu hala mahkum değil. Şaşırdım herhalde doğru değil. Herşey olabilir.

Bugün 2 tane kız yolumu kesti. Mecburen durdurdum otobüsü notlarını aldım araştıracağız. Bizim bunun önünü kesmek için yapacağımız şeyler var. Yoğun bir kadro alımına gireceğiz. Temyiz mahkemelerinin yükünü alacağız. Yargıtay'da 6 daire arttırıldı, Danıştay bir gelişmenin içerisinde bundan sonra geciken adalet anlayışı her halde daha gecikmeden bu işleri çözeceğiz inşallah.

EMEKLİLER ARASINDAKİ MAAŞ FARKINI ORTADAN KALDIRACAK İNTİBAK YASASI NE AŞAMADA?

Konuyla ilgili çalışma var ama bununla ilgili çalışmadaki dengeler risk taşıyor. Ortada çok ciddi rakamlar var. Sayın Kılıçdaroğlu bunu konuşurken ben bu rakamları bildiğine de ihtimal vermiyorum. Diğer konularda da söylüyor. Kim ne istiyorsa veriyor. Mesela Sungurlu il olmak istiyor tamam diyor veriyor. Burada da kalkıp intibakları hemen biz gelir gelmez yapacağız. Üzerinde çalışman var mı? Biz bu konuyla ilgili çalışmalarımızı yaptırıyoruz. Burad aya kademeli bir intibak yapacağız bunu tabi biz seçim öncesi böyle bir şeyi netleştirmeden açıklamayı doğru bulmuyoruz. Ama onlar işin dışında oldukları halde bu işi çok iyi biliyorlar. İçerden kim ne tür bilgi veriyor bilmiyorum ama nasıl çözeceksin detay yok.

Nema adı altında yıllarca paralar kesildi. CHP, ANAP, DSP, MHP döneminde kesildi. 13,5 Katrilyon önümüze fatura getirildi. Ali Bey ile görüştüm ve devlet memuruna borçlu olmaz dedim hemen çözelim dedim. Görüşmeler yapıldı hesaplara paralar yatırıldı hepsini ödedik. Arkasından baktık KEY diye bişey geldi önümüze. Konut sahibi yapacağız diye yine para toplamışlar. Bunlar da faizi ödemeye yönelik tabi. Biz baktık zavallı vatandaşlar konut sahibi olamıyoruz diye makbuzlarını yırtıp atmışlar. Bunları hep bu iktidar yapıyor. Bunlardan inanın Kılıçdaroğlu'nun haberi yok. Sayın Bahçeli bunları görmemezlikten geliyor. Kalkıyor iki de bir TOKİ Başkanını beni Yüce Divan'a gönderiyor. Eyvallah göndersin de TOKİ ona bağlıyken söylesin kaç konut yaptı?

SÖZLEŞMELİ ÇALIŞANLARIN KADROYA ALINMASINA İLİŞKİN ÇOK SORU VAR

4B Kadrosunda olanlar 4A'ya geçti. 2-3 ay içerisinde idare tayinleri yapacak o iş bitti. Ancak belediyelerde olanlar var. Onları da bir yasal düzenleme onlar için gerekecek. Orada da bu çalışmalar yapılacak.

Eğer biz eski mantıkla hareket edersekdevlet şişkin bir kadro ile başbaşa kalacak. Biz insanı istihdam etmenin yolunu açtık aslında. Burada sadece kaydı hayat şartı ile devlette memur güvencesi yok bunu istiyorlar. Sen performansı ortaya koymayacaksın nasılsa memurum kimse beni atamaz gibi bir mantıkla bu olmaz. Sözleşmeli öyle değil. MEB'de şuanda artık sözleşmeli olayını kaldırıyor oraya tamamen kadroluyu getiriyoruz.

BEDELLİ ASKERLİK KONUSU

Şehit aileleri bu konuda çok dertli. Bu da görüşülüyor. Genelkurmay Başkanımız ile bu konuyu görüşüyoruz. Şehit aileleri itiraz merci. Onlar diyor ki benim çocuğum fakir olduğu için gitti şehit oldu. Söylenen birşey var. Fakir diyor, 21 gün yapacak. Üniversiteli yazları gelecek askerlik yapacak diyor. Böyle bir durum yok.

BEN HEP ŞUNU GÖRDÜM SAYIN BAŞBAKANIN BEDELLİYE YAKLAŞIMI OLUMLUYDU. AYNI ZAMANDA ŞEHİT AİLELERİ YÜZÜNDEN DE DUYGUSAL OLDUĞU İÇİN KARARSIZSINIZ DOĞRU MU?

Onların rızalarını almak için hatta ben bir ara referanduma bile gideriz. Bu konu o kadar önemli.

KANAL İSTANBUL'UN ÇEVRE ARAŞTIRMASI İYİCE YAPILDI MI?

Bu araştırmaların hepsi yapıldı. Ben önce Taksim için söyliyeyim. Taksim biliyorsunuz 19. asra ait Taksim Kışlası'nın daha sonra Lütfi Kırdar'ın Belediye Başkanlığı döneminde ne yazık ki yıkılmış bir yer. Bunu bir vesile ile rolavileri buldum. Arkadaşlarla müzakere ettik ve bunun aynısını yapalım dedik. Kışlanın aynısını. Ama işlevi ne olacak. Alışveriş Merkezi ve altınıda otopark yapalım. Altından da yollar yapalım. Aynı şekilde Elmadağ'dan gelip Tepebaşı bağlantısını yapıyoruz. Taksim Meydanı trafiğin alta alındığı bir alan haline gelsin istiyoruz. Belli saatlerde trafik olacak. Oradaki esnaflar için lojistik için onun için birşey olacak. AKM'ye gelince bizi ne yazıkki bizi yanlış anlatmanın gayreti içerisine girdiler. Biz bu AKM'yi sağlıklı bulmuyoruz deprem ve işlevsel olarak. Benim bir Başbakan ve İstanbullu olarak en büyük arzum şudur. AKM Yıkılsın, arkadaki ve yanındaki boşlukla beraber çok büyük ve güçlü bir kültür merkezini kısa sürede inşa ederiz.

Orası bir İstanbul Opera binası olabilir. Malum sanatçıyız diye kendini tanıtanların hepsi karşımıza çıkyıor. Muhsin Ertuğrul'da olduğu gibi. Biz orayı yaptık hizmete açtık. Harbiye için aynı şeyi yaptılar. Haliç ile beraber bizim böyle bir sıkıntımız kalmadı. Ayrıca Açık Hava'yı zaten üstü açılır kapanır vaziyette düzenleyeceğiz. Bunun da çalışmalarını yaptırıyor Kültür ve Turizm Bakanlığımız böylece Taksim Meydanı şuanki mimari çizimleri gördüğümde bana farklı bir heyecan veriyor. Meydan düzenlemesi ile birlikte de artık İstanbul'un batıda olduğu gibi güzel bibr meydanının olduğunu göreceğiz. Taksim Kışlası'nın çok güzel mimarisi var.

Karadeniz Marmara 30 cm. Kanalın kenarlarında yapılanmaya gelince o yapılanma tamamiyle hiç kanalı baskı altına almayacak şekilde 100-150 metre olacak bir yapılanmadır. Bununla biz o deprem tehdidi altındaki konutları buraya aktarabilme, burada sadece konutlar olmayacak tabi kordon boyu olacak. İstanbullu aradığım yeri buldum diyecek. Bu deprem tehdidi altındaki konutları da mesela Avcılar Güngören bunlarla görüşmeleri yapıp anlaşmalar yapıldıktan sonra da bu kişilerle bir takas yoluna gideceğiz. Yarın deprem olsa bunun faturasını kim ödeyecek.

İNÖNÜ STADI KALDI VE ÜZERİNDE DE ÇOK ŞEYLER KONUŞULDU. BU KONUYLA İLGİLİ HİÇ KONUŞTUNUZ MU? SİZİN ÇİZDİĞİNİZ YAPILANMADA İNÖNÜ STADI İÇİN DE BİRŞEYLER DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Konuyla ilgili olarak Belediye Başkanım ile görüştüm. Kültür Bakanım olaya sıcak bakmıyor. Özellikle Dolmabahçe'ye yönelik baskılar var. Stad ile ilgili konuya gelince bizim eski açık ile yeni açık inönü stadı farklıdır. Araziye uyumlu bir çizim yapılmış zamanında. Ben Yıldırım Bey'e şunu söyledim. Bana daha önce getirdiğinizi düşünüyorsanız ona sıcak bakmam dedim. Ama yeni bir proje getirirseniz seçimden sonra bakarız dedim.

VATANDAŞA HANGİ PARTİYE OY VERMESİNİ İSTİYORSUNUZ?

Ben de düşünüyorum acaba kime vermesi lazım diye.

SEÇİMDEN SONRAKİ EN İVEDİ KONU OLARAK NİTELENDİRDİĞİNİZ YENİ ANAYASA İLE İLGİLİ BUGÜNE KADAR DEŞİLMEMİŞ NE KALDIYSA ONUNLA İLGİLİ BİR KAÇ İPUCU VERİR MİSİNİZ?

Herşeyden önce şöyle ir anayasa olmayacak. Bundan daha dar olacak. Bu eklerle dolu bir anayasadır. Onlardan temizledikten sonra ciddi anlamda bu küçülecektir. Şimdi burada bizim asıl hedefimiz şu. Millet, bütün benim de şu konuda söyleyeceğim var diyen herkes, ben de buna birşeyler katabilirim, STK'lar yoğun bir şekilde bunun içerisinde yer alabilir. Hepsi bunun içinde yer alabilir. Bununla ilgili taslaklar var. Biz bunlardan da istifade etmeyi planlıyoruz. 26 maddelik anayasa değişikliği olayında ne MHP, CHP, BDP hiçbirisi bizimle çalışmaya yanaşmadı.

CHP'NİN BİR METNİ VAR DEMOKRATİKLEŞME DİYE ORADAKİ MADDELE RYENİ ANAYASA DA KULLANIBİLİR Mİ?

BDP zaten durumu belli. Biz istiyoruz ki millet ne diyor. Çalışma yapan bir grup var zaten. Biz istiyoruz ki şimdi sivil, katılımcı ülkemin her bölgesinde dili anlaşılabilir bir anayasa. Mevcudun dili anlamakta ben çok çile çekiyorum. İnanıyorum ki vatandaş da aynı sıkıntıyı yaşıyordur. Her vatandaş bir tercümana ihtiyaç hissetmesin. Okuduğunda yaptığının nereye oturduğunu anlasın.

Konuyla ilgili olarak da biz şuanda birinci derecede uzlaşmacı ondan sonra da katılımcı arıyoruz. Anayasa hukukçularını son safhada teknik konuda devreye sokalım istiyoruz.

CHP LİDERİNİN AÇIKLADIĞI BAZI METİNLERİ OKUDUM. İÇLERİNDE SİZİNDE DAHA ÖNCE VURGULADINIĞIZ ŞEYLER VAR BENCE ONLAR OLUMLU GELİŞMELER. SİZ ŞUNLARI İSTEMİŞTİNİZ BİZ DE BUNLARDAN YANAYIZ GİBİ BİR ORTAK ZEMİN HER HALDE OLUŞACAK.

Ortak paydada buluştuğumuz konularda tartışmaya bile gerek yok. YÖK mesela. Bir taraftan YÖK'ü kaldıracağım diyor öbür taraftan bedelliden alacağımı YÖK'e vereceğim diyor. Şimdi bakın YÖK'ü kaldırmak anlayışı bu güce sahipsen kaldırırsın. Peki bedelliden gelecek meblağı oraya neden aktarıyorsun. Demek ki sen YÖK'ün kalkacağına inanmıyorsun. YÖK'ün kaldırılmasına gerek yok. Reforma gerek var. Bununla üniversitelerimize ciddi bir rahatlık gelecek. Evrensel demokrasinin tarifi şu. Farklı siyasi partiler birbirlerini ayıran değil birleştiren noktaları ön plana çıkartıyorlar. CHP'nin seçim döneminde söyledikleri doğru olabilir yanlış olabilir ama onun doğru söylemlerini bulduğunuz zaman istikrar sürecektir.

CHP VE MHP'NİN SİVAS'IN ÖTESİNE GEÇMESİNDEN MUTLU OLDUĞUNUZU SÖYLEDİNİZ. YENİ DÖNEMDE TÜRKİYE'NİN BÜTÜNÜNE YÖNELİK SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE KATKILARI KOLAYLAŞTIRIR MI?

Tabela olarak değil, halkın içerisine girecekler, halkın içine girecekler. O zaman inanıyorum ki gergin hava orada yerini yumuşak havaya bırakacaktır. Oradaki STK'ları kendi haline bırakırsak onlara da haksızlık etmiş oluruz. Bunu sadece milletvekili ile yürütmek başka birşey. Teşkilatlarla yürütmek başka birşey. Seçimden sonra da sürekli gidip gelmeleri çok önemli.

Pazar günü kim kazanırsa kazansın önemli olan insanların kazanması, ülkemizin kazanmasıdır. Yeni bir anayasa için, ileri bir demokrasi için ben Pazar gününün bir değişim noktası olmasını temenni ediyorum. Halkımdan da 367'nin üzerinde bir sayı ile Parlamentoya girmeyi arzu ediyorum. Sağolun var olun' dedi.  

kaynak:ihlassondakika