Başbakan
Yardımcısı Ali Babacan, Dünya Bankası Grubu Başkanı Robert B. Zoellick
ile birlikte Başbakanlık Merkez Bina'da ortak basın toplantısı
düzenledi. Başbakan Yardımcısı Babacan, Dünya Bankası ile Türkiye'nin
son olarak 2008-2011 yıllarını kapsayan Yeni Ülke İşbirliği
Stratejisi'ni başarıyla tamamladığını belirterek, bunun hem yapısal
reformları hem de münferit projeleri kapsadığını kaydetti. Türkiye'nin
geçen yılki ekonomik performansı ve 2008-2009 krizinden hızla çıkışının
dünyada örnek olarak gösterilen bir başarı haline geldiğini ifade eden
Babacan, bunda özel sektörün yerinin önemine işaret etti. Babacan,
"Devletin mali bazı tedbirleriyle elde edilen bir büyümeden öte, özel
sektörün yatırımı ile elde edilmiş bir büyüme. Bu yüksek büyüme bu
senenin ilk çeyreğinde de devam ediyor" dedi.
Babacan, Dünya Bankası Türk özel sektörünü de desteklediği için bundan
sonraki dönemde özel sektörle yapacağı işbirliğinin son derece önem
taşıdığını kaydetti. Dünya Bankası ile Türkiye'nin şu an itibariyle 21
ayrı proje yürütüldüğünü belirten Babacan, 2012-2015 mali yıllarını
kapsayan Yeni Ülke İşbirliği Stratejisi üzerinde çalıştıklarını
belirterek, bunun hem Türkiye'nin Orta Vadeli Programı'na (OVP) hem de
hükümet programı ve kalkınma programına uygun olacağını kaydetti.
Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırmak için bu ustalık döneminde
ekonominin birçok alanında önemli reformlara ihtiyaç olduğunu belirten
Babacan, yapılacak tüm reform çalışmalarında ve somut projelerde Dünya
Bankası'nın desteğinin Türkiye için önemli olacağını söyledi.
Dünya Bankası Grubu Başkanı Robert B. Zoellick ise, Türkiye'nin ekonomik
başarısının sadece Türk insanının farkında olduğu bir konu olmadığını,
bölgesinde ve dünyada Türkiye'nin başarısına artan bir ilgi
gösterildiğini söyledi. Ziyaretinin amacının Türkiye'nin önümüzdeki
dönem için tanımladığı sorunları ve planlarını öğrenmek ve Dünya Bankası
olarak nasıl destek olacaklarını belirlemek olduğunu belirten Zoellick,
Türkiye'nin istihdam, eğitim ve enerji alanlarındaki projelere
odaklanmış durumda olduğunu söyledi.
Türkiye'nin giderek artan bir öneme sahip olduğunu belirten Zoellick,
G-20 ülkesi olan Türkiye ile bu alanda da çalışmak ve Türkiye'nin
bölgesel ekonomide taşıyacağı rolle ilgili işbirliğini derinleştirmek
istediklerini söyledi. Türkiye'nin kullandırdıkları krediler açısından
da 2. sırada olduğunu ve Dünya Bankası'nın Türkiye'de önemli yatırımları
bulunduğunu belirten Zoellick, Türkiye'ye 7.6 milyar dolar
aktarıldığını söyledi. Zoellick ayrıca, Başbakan Erdoğan başta olmak
üzere hükümetin İstanbul'u finans merkezi haline getirme çabalarına da
destek verdiklerini kaydetti.
YENİ BİR KÜRESEL KRİZ KAPIDA MI?
Babacan ve Zoellick, daha sonra basın mensuplarının sorularını
cevaplandırdı. Babacan, dün yeni bir küresel ekonomik krizin kapıda
beklediğine ilişkin açıklamasının hatırlatılması ve bu konuyu görüşüp
görüşmediklerinin sorulması üzerine, "Bugünkü görüşmemizde ağırlıklı
olarak Dünya Bankası ile önümüzde dönemde üzerinde çalışacağımız
konuları ve 3. ülkelerde beraberce neler yapabileceğimiz konuştuk.
Önümüzdeki dönemin ekonomik programını hazırlarken kuşkusuz dünyadaki ve
Avrupa'daki konjonktürü de dikkate
almamız gerektiği üzerinde durduk" dedi.
Zoellick ise, görüşmede Türkiye'nin küresel krizin başlangıcında hayata
geçirdiği tedbirleri ve piyasalardaki hızlı toparlanmayı konuştuklarını
söyledi. Türkiye'de hızlı bir büyüme olduğunu belirten Zoellick, birçok
gelişmiş ülkenin ise çok zor durumda olduğunu ve bunun da küresel bir
toparlanmayı zorlaştırdığını söyledi. Avrupa Birliği'nde büyümenin
yavaşlamış durumda olduğunu ve bunun da Türkiye'nin ihracatını ve
doğrudan yabancı yatırımları azaltabileceğini belirten Zoellick, "Ama
biliyorum ki Türkiye'de ekonomi güçlü. Türkiye 2002 'den beri önemli
yapısal reformları hayata geçirdi" dedi.
"OLUMSUZ SENARYOLARA HAZIR OLMALIYIZ"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli'nin 'küresel krizin
kapıda olduğu ve eldeki paranın harcanmaması' konusundaki
açıklamalarının hatırlatılması üzerine Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,
"Önemli olan şudur; umuyoruz ki Avrupa'da doğru kararlar alınır.
Umuyoruz ki ABD borçlanma limitiyle ilgili siyasi sorun aşılır. Bunlar
çözülürse sorun yok. Ama problemler olduğu takdirde olumsuz senaryolara
da hazır olmamız gerekir" diye konuştu.
Bir gazetecinin Türkiye'nin uzun süredir uluslararası kuruluşların
önerileri yerine kendi çizdiği yolda gittiğini belirterek, "Acaba
uluslararası kuruluşların bir Türkiye örneğinden çıkarması gerektiği
dersler olduğunu düşünüyor musunuz?' şeklindeki sorusu üzerine Zoelick
şunları kaydetti:
"Evet, Türkiye bir örnek olabilir. Özellikle Mısır'da başlayan Arap
Baharı sonrasında yeni seslerin duyulabilmesi için bir forum başlattık
ve yapılan çalışmalarda bazılarının Türkiye'ye ilgi duyduğunu gördük.
Elbette Türkiye'deki uygulamayı başka bir ülkeye karbon kağıdı ile
kopyalayamazsınız. Uluslararası kuruluşların elbette öğrendiği şeyler
var; ama her ülkenin özel şartlarına uygun özel yapılandırma yapmak
gerekiyor. Ziyaretimin iki temel unsuru var; birincisi Türkiye'nin
amaçlarına ulaşma noktasına neler yapabileceğini konuşmak ve bu anlamda
neler için yardım edebileceğimizi görmek. İkincisi ise, Türkiye'nin
diğer büyümeye çalışan ülkeler için destekleyici bir rol üstlenirken,
bizim Türkiye ile hangi alanda işbirliği yapabileceğimizi saptamak.
Türkiye küresel ve bölgesel bir önem taşımakta. İstanbul'daki IFS
Ofisimiz sadece Türkiye'deki özel sektör yatırımları konusunda
çalışmıyor; üçüncü ülkelere yapılan yatırımlar için de çalışıyorlar.
Ziyaretin amacı bu şekilde özetlenebilir."
Avrupa'nın krizden çıkışında Türkiye'nin nasıl bir rol oynayabileceğine
ilişkin bir soruya da Zoellick, "Bazıları çok hızlı, bazıları yavaş
büyürse bu da sorun yaratabilir. Yükselen piyasalar enflasyon sorunu
yaşayabilir, Türkiye'nin de bunlara dikkat etmesi gerekiyor. AB'ye
yardım konusunda Türkiye önemli çalışmalar yaptı. Ama en iyi yardım
yöntemi her ülkenin kendi ayakları üzerinde durması" dedi.
iha
Ali Babacan dan kriz uyarısı!!!
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Umuyoruz ki Avrupa'da doğru kararlar alınır. Umuyoruz ki ABD borçlanma limitiyle ilgili siyasi sorun aşılır. Bunlar çözülürse sorun yok. Ama problemler olduğu takdirde olumsuz senaryolara da hazır olmamız gerekir dedi.
Bu haberi beğendiniz mi?