"BARIŞA OLAN İNANCIMIZI BİR KEZ DAHA İLAN EDİYORUZ"
Bugünde yaşanan acıları ve ödenen bedelleri unutmadan Ada'nın eşit ortağı olarak Kıbrıs Türk halkının hakkını koruyacağımızı ilan ederken barışa olan inancımızı da bir kez daha ilan ediyoruz. Kıbrıs Türk Kesimi evrensel değerler üzerinde yükselerek dünya sahnesinde ki onurlu yerini almıştır. KKTC hükümeti, Meclisi ile kurum ve kuruluşlarıyla çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara katkı sağlayacak bir konuma yükselmiştir. KKTC, siyasi ve ekonomik alanlarda bugüne kadar kat ettiği mesafeyi misliyle aşabilecek derecede birikim ve donanımıyla bizim içinde bir ihya kaynağıdır. KKTC bugünlere birlik ve beraberlik içinde milli değerlerine sahip çıkarak gelmiştir. Herkes bilsin ki bu milli davaya inancımızı kaybetmediğimiz sürece aşamayacağımız hiç bir engel yoktur. Türkiye nasıl gücünü birleştirerek yüzyılın en büyük refah ve kalkınma hamlesini gerçekleştirdiyse KKTC vatandaşlarıda tarih sahnesinde ki yerini alacaktır. Yeterki dönemsel sorunları aşabilmek için büyük fotoğraftan, milli davamızdan gözümüzü biran ayırmayalım.
"BUNU KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"
Biz herzaman Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkeleri istikametinde güvenlik ve refahı istedik. Bu hedefe ancak hukuk, adalet, eşitlik çerçevesinde ulaşacağımıza inandık. Anavatan ve garantör bir ülke olarak Kıbrıs sorununun sona ermesinin sadece Ada'da değil Doğu Akdeniz'de de yeni bir dönemi başlatacağı için şekillendirdik. Ortak, milli dava etrafında gönül birliği içerisinde çözüm için çaba sarf ettik, bu dayanışmadan ilham alarak tüm ezberleri bozduk. Artık tüm dünyada kamuoyunun gördüğü gerçek vardır, Kıbrıs meselesi tam yarım asırdır BM'nin kayıtlarındadır. Kıbrıs sorununda geçmişte de, günümüzde de güçlü çözüm iradesi gösteren taraf Kıbrıs Türk halkı ve garantör Türkiye'dir. Nitekim Kıbrıs Türk halkı tüm güçlükleri göze alarak 2004 yılında yapılması istenen referandumda uzlaşmaya barışa, yüzde 65'le evet demiştir. Güney Kıbrıs uzlaşmaya ve barışa yüzde 75'le hayır demiştir. Uzlaşmaya ve barışa hayır diyen Güney Kıbrıs, ödüllendirilmiş ve yüzde 65'le uzlaşmaya, barışa evet diyen KKTC halkı cezalandırılmıştır ve halen bu süreç devam etmektedir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir, onun için biz bugün daha güçlüyüz. Kıbrıs Türkü'ne hiç bir meşru temeli olmadan ortada kalınan durumun yok edileceği söylenmiş fakat bu sözde durulmamıştır. Kıbrıs Türkü barış için çaba göstermeye devam etmiştir, şunu unutmayalım artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu yolda bizler üzerimize düşeni yaptık, yapmaya da hazırız. Diğer tüm ilgili tarafları bu alanda adım atmaya çağrımı bu günde devam ettiriyorum.
"RUM TARAFI İLE MASAYA OTURMAYI KİMSE BİZDEN BEKLEMESİN"
Hazırlık dönemiyle birlikte bu 3 yılı aşan görüşme sürecinde nihai aşamaya gelinmiştir. 19 görüşme vardır önümüzde, temenni ederim ki bu görüşmelerden netice alırız. Şunda hiç bir tereddüt yoktur ki BM parametrelerinde ki çözüm mevcut müzakere sürecinde liderlerin ortak açıklamalarına mutabakatta ortak bir çözüm olacaktır. Siyasi eşitlik temelinde bir federasyon, tek uluslararası kimliğe sahip bir federal hükümet olarak bir Kıbrıs Türk kurucu devleti ve Kıbrıs Rum kurucu devleti bulunacaktır. Aksi istikamette zorlamalar içine girmek çözüm iradesini sabote etmekten başka birşeye yaramayacaktır, bizim amacımız Kıbrıs'ta yeşerecek barışın, kalkınmanın iş birliğinin yolunu açmasıdır. Ancak mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalmayacağı herkes tarafından artık bilinmelidir, arzumuz bugüne kadar sarf edilen çabaların heba edilmemesi, zamanın boşa harcanmamasıdır. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için kalıcı barışın referanduma sunulması ve yeni ortaklık döneminin hayata geçirilmesi gerekmektedir. 2012'nin ikinci yarısında Kıbrıs Türkleri'nin de yer alacağı bir dönem başkanlığı sadece Türkiye, AB ilişkilerinde yeni bir olumlu ivme yakalamasına değil, Avrupa'nın siyasi ve stratejik açılardan yeni ivme kazanmasına neden olacaktır. Aksi olursa, AB ile tüm ilişkiler dondurulacaktır, bizim AB ile herhangi bir görüşme yapmamız söz konusu olmayacaktır, AB dönem başkanı da olsak Rum tarafı ile aynı masaya oturmamızı hiç kimse bizden beklemesin. Hukukun, özellikle adaletin savunuculuğunu yapan AB 2004'te yapmış olduğu hatta vermiş olduğu sözün arkasında durmadığı için bi defa bu yanlışlarının bedelini ödeyecektir. Biz Kıbrıs diye bir devlet tanımıyoruz KKTC vardır Kıbrıs Rum Kesimi vardır. AB'den beklentimiz üzerine düşeni yapmasıdır, Ban Ki Moon'dan beklentimiz sadece özel temsilcisini buraya göndermek değil, sayın Kofi Annan'ın Mayıs 2004'te ki raporunu açıklamasıdır. Bu raporda neler var bunu açıklamalıdır, BM ekibinin yoğun çabalarını desteklemesi müzakere sürecine gerekli desteğin sayın Ban Ki Moon tarafından verilmesini diliyorum.
"BİZİM AMACIMIZ BARIŞ, ÖZGÜRLÜKTÜR"
Ben Rumlara şunu söylüyorum; Sizin sorununuz içindedir, Türklerden insanlara hiç bir zaman zarar gelmez bunu böyle bilin. Zira, bizim amacımız barıştır, özgürlüktür ve biz barışa çağrı yapıyoruz, özgürlüğe çağrı yapıyoruz. Bunun dışında bir başka çağrımız yoktur. Rum halkının makul olması gerektiğini ifade etmek istiyorum, ön yargılardan sıyrılmaları gerektiğini belirtmek istiyorum. Aynı çağrıyı Yunanistan'a yapmak istiyorum, garantör ülke olarak sizde üzerinize düşeni yapın. Bu yol barışın, çözümün yoludur.
"ÇÖZÜM ÖN YARGILARA FEDA EDİLMEMELİDİR"
9 Yıllık iktidarımızda hep bunu savunduk, bu adımları attık ve kararlılıkla bunu sürdürdük. Çözümsüzlük çözümdür demedik, tam aksine çözümsüzlüğü ortadan kaldırmanın üzerinde durduk. Hükümet olarak her zaman bunun üstünde durduk büyüyen ve gelişen Türkiye nasıl olsa Kıbrıslı Türk kardeşlerinin yanında her şekilde olmaya devam edecek ve bu böyle devam edecektir. Bu konuda ki tavrımız değişmeyecek, siz Kıbrıs Türkleri bu toprakların öz sahipleri sizler barış için elinizi her zaman uzattınız, artık Rum tarafının da samimiyetinize aynı şekilde cevap vermesi gerekir. Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm zihinlerde yer etmiş ön yargılara feda edilmemelidir. Biz feda etmeyeceğiz, Güney Kıbrıs'ta feda etmemeli.
ANAMURDAN KKTC'YE SU PROJESİ
Bir projemiz var Anamur'dan KKTC'ye su, orada ki baraj yapılıyor Mart ayında Cumhurbaşkanımızla birlikte temelini attık. Şimdi bu taraftaki baraj ve denizin altından gelecek hat ve yılda 15 milyar metreküp nitelikli su gelecek KKTC'ye. 3 yıl içinde bu projeyi bitireceğiz ve bu su Ada'nın tamamını yeşillendirmeye yeter, enerji noktasında zaten şuanda Kuzey Kıbrıs'ın bir sıkıntısı yok, fakat enerji konusunda da biz aynı hatta paralel Türkiye'den buraya elektrik enerjisini de verecek durumdayız. Fakat şuan ki maliyetler daha düşük olduğu için adım atmıyoruz fakat bu an meselesidir. Eğitimde şuanda KKTC 43 bin kapasiteli, daha önce planladığımız 60 bin seviyesine çıkması gerekir. Aynı şekilde bundan sonraki süreçte ilgili Başbakan yardımcım ve Büyükelçimiz bu görüşmeleri devam ettirerek bunları devam ettireceğiz. Turizm de Kuzey Kıbrıs yeni bir destinasyon olmalı ve bunun için adımları atıyoruz, tarım ve hayvancılıkta, teşvik ettiğimiz sanayi kuruluşlarının burada yapacağı yatırımlarla Kuzey Kıbrıs bugün düne göre çok daha güçlü bir konuma gelecektir.
"KKTC GÜNEY KIBRIS'TAN DAHA GÜÇLÜ OLACAKTIR"
Son olarak benim sizlerden bir ricam var, marjinal düşünmek hiç bir zaman benim Kıbrıslı Türk kardeşlerime uygun düşmez ama marjinal düşünenlere de benim Kıbrıslı Türk kardeşlerim inanıyorum ki prim vermeyecektir çünkü size büyük düşünmek yakışır, siz büyük bir milletin varislerisiniz. Yarınların Kuzey Kıbrıs'ı Güney Kıbrıs'tan daha güçlü olacaktır, eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda Kuzey Kıbrıs'ın dört biryanı duble yollarla hertarafa gidilir hale gelecek. Aynı şekilde tarım ve hayvancılıkta da bunu en güzel haliyle başaracağız. Kıbrıs Türkü'nün varlığı, hukuku ve hürriyeti için cesaretle, vatan için, onur ve izzetimiz için bu uğurda şahadet mertebesine ulaşan şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimizi minnetle yad ediyorum ve bugünün gençlerini, Kıbrıslı Türkleri'nin yarının büyük KKTC'yi kuracağına inanıyorum' dedi.
Kaynak: CANLI YAYIN / TGRTHABER