Batı'nın en büyük ekonomik blokları olarak adlandırabileceğimiz Avrupa
Birliği (AB) ve ABD mali problemlerden çıkış yolu bulmada giderek daha
fazla zorlanıyor. Astronomik boyutlardaki borç stoku aynı zamanda,
dünyanın en büyük ikinci ekonomik gücü olan Çin açısından da büyük
risklerle dolu. Çin’in 3,trilyon 320 milyar doları bulan döviz rezervi
hızla artmaya devam ediyor. Çin rezervlerinin dörtte üçünü dolar, dörtte
birini ise euro tahviline yatırmış. Ama bu zenginlik Çin’e zorlatıcı
güç kazandırmıyor. Çünkü dolar ve euronun yıkılması durumunda Çin’in de
muazzam servet kaybına uğraması söz konusu olur.
Çin yönetimi endişeli
Çin
Başbakanı Ven CiabaoRakamlar ve bağımlılıklar, kimsenin yakasını
kurtarmasının mümkün olmadığı kadar büyük. Çin’in elinde bir trilyon
dolarlık Amerikan hazine bonosu var. Çin, Amerikan süper gücünün en
büyük alacaklısı. Bu durum uzun zamandır Pekin’in yönetim zirvesinin
uykularını kaçırıyor. Başbakan Ven Ciabao daha 2009 yılında kritik
gelişmeye dikkat çekmişti. ABD’nin en büyük alacaklısı olduklarını
söyleyen Ven Ciabao Başkan Obama’nın politikalarını yakından
izlediklerini ve Amerikallılara borç verdikleri muazzam paranın
akıbetinden endişe duymalarının normal olduğunu söylemişti.
Bu
gibi çağrılar para etmediği için Çin yönetimi sesini yükseltmeye
başladı. Pekin’deki derecelendirme şirketi Dagong ilk kez geçen yılın
sonlarına doğru ABD’nin kredi notunu düşürdüğünde, bu adım Batı
medyasında fazla yankılanmamıştı. Reyting şirketinin yönetim kurulu
başkanı Guan Cianzhong kredilendirme usullerinin revize edilmesi
gerektiğini söylüyor. ABD'nin para basmak suretiyle Çin'in elindeki
dolarların değerini tehlikeye atması Çinli reyting kuruluşunun kredi
notunu düşürmesinde önemli rol oynamıştı.
Büyümeye mahkûm ekonomilerin çaresizliği
Pekin’deki
reyting operasyonu Çin yönetiminin ABD’yi rota değişikliğine zorlamak
için yaptığı çaresizce bir teşebbüstü. Oysa kredi notunu nasıl
hesapladığı bilinmediği için Pekin’deki derecelendirme kuruluşu ABD
tarafından tanınmıyor. Batılı ülkelerin borç krizi Pekin açısından son
derece vahim bir durum yaşatıyor. Çin, yüzde altının üzerine çıkan
enflasyondan da finans krizini sorumlu tutuyor.
Şanghay
Üniversitesi’nin tanınmış iktisat profesörlerinden Pan Yingli, on yıl
daha enflasyonu yenemeyeceklerini ve büyüme hızının düşük olduğu Batılı
ülkelerin, bütün dünyayı etkileyen gevşek para politikasını
sürdüreceğini söylüyor. Profesör Yingli hammadde fiyatlarının
artmasından da Çin’in daha fazla etkilendiğini, çünkü refah toplumu olma
yolundaki ülkesinin yüksek büyüme hızını sürdürebilmek için daha fazla
hammadde ithal etmek zorunda kalacağını, sözlerine ekliyor.
Alacaklı, borçlunun elinde oyuncak
Internet
bloglarında da Çin’in, borçlularının oyunları karşısında aciz kaldığını
vurgulayan mesajlar yayınlanıyor. Bir blogda bu senaryo şöyle tarif
ediliyor:
‘Amerikan hazine bonosu alabilmek için karın tokluğuna
çalışıyor ve çevrenin canına okuyoruz. Amerikalıların ürettiklerinden
fazla tüketmelerine ve bankalarının burada daha fazla para kazanmasına
yardımcı oluyoruz. Dünyada bizden kötü alacaklı olmaz. Amerikan hazine
bonoları bize pahalıya mal olacak. Atom bombasından farkları yok. Elden
çıkaramayız, çünkü değeri düşer, ceremesini Çin çeker. Peki, en büyük
kabak kimin başına patlayacak, ülkeyi idare edenlerin mi yoksa sade
Çinli’nin mi?’
"Ahmak yerine konan, yine vergi mükellefi". Çinlilerin çoğunluğu önemli meselelerde böyle düşünüyor. Ona göre de öfkesi büyüyor
3 Trilyon 320 milyar dolarlık sıkıntı
Batıdaki borç krizi, reel ekonomisi güçlü, büyüme hızı yüksek ülkelerin de korkulu rüyası oldu. Dünya döviz rezervi rekortmeni Çin, neden korkuyor?
Bu haberi beğendiniz mi?