| |||||||||||||||
| |||||||||||||||
| |||||||||||||||
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Siz bakmayın Türkiye'nin sevincine gölge düşürmek isteyen ehliyetsiz, liyakatsiz insanların bir bardak suda kopardıkları fırtınaya. Bakınız, memleket adına, millet adına, ülke adına ne pozitif bir cümle kurabiliyorlar, ne gelecek için bir umut olabiliyorlar. Türkiye'nin onurunu yaralamak pahasına, ülkenin itibarına gölge düşürmek pahasına muhalefet ediyorlar. Ne acıyı, ne sevinci paylaşabiliyorlar" dedi. Partisinin genel merkezinde AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda bir konuşma yapan Erdoğan, il başkanlarını daha çok gönül kazanmaya, halkla bütünleşmeye çağırdı. 3 gün sonra AK Parti'nin kuruluşunun 10. yılını kutlayacaklarını anımsatan Erdoğan, bu kapsamda 81 ilde vatandaşlarla iftar yemeğinde bir araya geleceklerini bildirdi. Gelecek dönemde Türkiye'yi daha çok demokrasiyle taçlandırmak, milletin barış ve huzur özlemini eksiksiz olarak hayata geçirmenin en büyük idealleri olacağını Yola çıktıkları ilk günden beri milletin aklından ve vicdanından hiç ayrı düşmediklerini, milletin beklentilerine tek bir an bile bigane kalmadıklarını belirten Erdoğan, "Kendimizi bu ülkenin insanlarının dışında, uzağında bir yere de asla ve asla konumlandırmadık. Hiçbir zaman bu ülkenin dertlerine, toplumun taleplerine gözümüzü kapamadık. Kulaklarımızı tıkamadık, tıkamayacağız. Kendimizi kapalı kapılar, aşılmaz duvarlar ardına saklamadık. Millet idaresinin vesayet altına alınmasına asla rıza göstermedik, göstermeyeceğiz. Ülkemizle, milletimizle alakamızı, irtibatımızı kesmedik, kesmeyeceğiz" diye konuştu.
Partililere, "Demokrasi tarihimizin bu büyük başarısının mimarı sizlersiniz. Sizleri bütün teşkilatlarımızı kadın ve gençlik kollarımızı bir kez daha yürekten tebrik ediyorum" diye seslenen Erdoğan, AK Parti teşkilatını ayrımcılık yapmadıkları için kutladı. Erdoğan, "Ayrımcılık yapmadığınız için, bütün evlatları kucakladığınız için, herkesin gönlüne girmeyi başardığınız için sizleri tebrik ediyorum. Siz etnik ayrımcılık, mezhepsel ayrımcılık, inanç ayrımcılığı yapmadınız. Siz yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevdiniz. Onun için tebrik ediyorum" diye konuştu.
Erdoğan, Suriye'de yaşanan son gelişmeler ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun dünkü Şam ziyareti ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuya ilişkin eleştirilerini de değerlendirdi. "Biz kendimiz için isteğimizi komşumuz için de isteriz" diyen Erdoğan, bölgesel barış için yıllardır ne büyük fedakarlıkla çalıştıklarını cümle alemin bildiğini
Özellikle mübarek Ramazan ayında Suriye'de yaşanan acıların yürekleri yaktığını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki; ta Cahiliye döneminde bile üç ayları kendileri için vuruşmak, savaşmak noktasında haram aylar olarak kılan bir anlayıştır. Ve bu anlayış hep devam edegelmiş. Şimdi düşünebiliyor musunuz; yanı başımızda şu mübarek Ramazan ayında bakıyorsunuz kardeş kardeşi vuruyor ve devlet kendi vatandaşına, kendi insanına tank, top, silah doğrultmak suretiyle insanlar öldürülüyor. Orada bu oluyor da bizde olmuyor mu? Bizde tam tersi oluyor. Bizde de bölücü terör örgütü böyle bir ayın içinde bile durmuyor ve caddede yürüyen bir güvenlik görevlimizi ensesinden vuruyor. Diğerini geliyor aynı şekilde vuruyor ve bütün bunlarla beraber utanmadan sıkılmadan hala bunların siyasi uzantıları da 'özgürlük' diyor, 'barış' diyor. Nerede bunun özgürlük, nerede bunun barış anlayışı. Tabii bunlara yönelik hassasiyetlerimiz devam ediyor. Ama komşumuzla olan olayı da bir iç meselemiz olarak gördüğümüzü ifade etmekten rahatsız olanlar oldu. Biz 'bunu iç meselemiz görüyoruz' derken, kardeşliğimizin bir gereği olarak, aramızda geliştirdiğimiz aile hukukun gereği olarak, aramızda akrabalık bağları olduğunu bilerek söylüyoruz, aramızdaki 910 kilometrelik sınır sebebiyle bunları söylüyoruz.
Aramızda vizeleri kaldıracak kadar kardeşlik bağlarını güçlendirmiş bir ülke olarak söylüyoruz. Fakat gel gör ki; Türkiye'nin onurunu yaralamak pahasına 'Suriye'den bize ne' diyorlar. Kim? Ülkemizin içindeki siyasetçiler. İnsanlığın vicdanı adına yapılan bir uyarıyı romantizm olarak yaftalıyorlar. Ve bu gaflet cümlesini Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile görüşme halindeyken söylüyorlar. Yazıklar olsun. Biz bölgemizdeki ve dünyadaki her ülkenin kendi dinamikleriyle, demokrasi içinde sorunlarını çözüme kavuşturmasından yanayız. Kardeş Suriye'ye Dışişleri Bakanımızın götürdüğü mesaj, bizim bu mesajımızdır. Dışişleri Bakanımız bölge hakkındaki projeksiyonumuzu açıkça komşu bir ülkenin cumhurbaşkanına iletirken, bakanımızın oraya Türkiye'nin mesajını değil de,
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suriye'ye ABD'nin mesajlarını ilettiği yönündeki değerlendirmelere de tepki gösteren Başbakan Erdoğan, "AK Parti iktidarı bugüne kadar sadece gittiği her yere aziz milletimizin mesajını götürmüştür; başka hiçbir iradenin değil. Ama bunlar kendilerini aynada görüyorlar; çünkü bunlar yıllarca bunu yaptı. Bu ülkenin iktidarını İsrail'e şikayet edecek kadar alçaldılar, Sosyalist Enternasyonel'e şikayet edecek kadar alçaldılar. Ve zannediyorlar ki AK Parti iktidarı da bunu yapıyor. AK Parti iktidarında bu yok. AK Parti iktidarında milletin iradesi, söylemi var. Ve biz bu söylemi gittiğimiz her yere bugüne kadar taşıdık, taşıyoruz ve taşıyacağız" diye konuştu.
Suriye'deki gelişmelerin bölgenin istikrarı ve güvenliği ile birlikte Türkiye'yi de doğrudan ilgilendirdiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: Ülkedeki durum bu şekilde devam edemez. Her gün insanlar öldürülürken reformdan bahsetmek ne Suriye halkını ne de uluslararası toplumu ikna etmeyecektir. Suriye halkının demokrasi talebine kulak verin. Zira her türlü iktidarın meşruiyetinin kaynağı her şeyden önce halktır, halkın iradesidir.
Başbakan Erdoğan, bugün Türkiye'nin Suriye büyükelçisinden Hama'ya gittiğini, tankların ve emniyet güçlerinin Hama'dan çıkmaya başladığını söylediğini aktardı. Erdoğan, "Tabii ki bu da bizim girişimin olumlu netice verdiğini göstermesi bakımından çok çok önemli. Temenni ederiz ki 10-15 günde bunlar tamamiyle gerçekleşsin ve Suriye'de artık reform sürecine yönelik adımlar bunun ardından atılsın. Yapılmak istenin bu" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, küresel ekonomide yaşanan krize de değindi. Bugün her vicdan sahibi kimsenin Türkiye'nin 2002'den bu yana aldığı mesafenin ne kadar önemli olduğunu görebildiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, dünya ekonomi çevrelerinde de Türkiye'nin ağır krizlerin altından çıkarak yakalamış olduğu bu dinamik büyüme istikrarının numune olarak gösterildiğini kaydetti. "GÜNEŞİ BALÇIKLA SIVAYAMAYACAKLAR" Türkiye'nin geçmişte yaşadığı sıkıntıların benzerlerini yaşayan birçok ülkenin, Türkiye'nin bu süreçteki politikalarını hayranlıkla izlediğini dile getiren Başbakan Erdoğan, "Ortada çarpıcı bir tablo var; inkar edilemez bir gelişme performansı var. Bu istikrarı bu başarıyı kendi menfaatlerine aykırı görenler her fırsatta felaket tellallığı yapanlar, hiçbir zaman güneşi balçıkla sıvamaya muktedir olamayacaklar. Allah'ın izniyle milletimiz dirlik ve düzenini koruyarak siyasi ve ekonomik istikrara sonuna kadar sahip çıkacaktır. Bütün kurumlarımızın demokratik bir ahenk içinde güç birliği yapması, devlet ile millet arasındaki mesafeyi daha çok kapatacak ve yaşanan acılara da son verecektir" diye konuştu.
Konuşmasında, yurtdışından Türkiye'ye dönen Kürt yazar ve siyasetçi Kemal Burkay ile ilgili tartışmalara da yer veren Başbakan Erdoğan, "Siyaset yapıyoruz diye meşruiyet zemininden kaçan, ağzını her açtığında zehir saçan provokatörler, yarınki Türkiye'de toplumun önüne çıkamayacaklardır. Demokrasinin, kardeşlik ve huzur ikliminin gelişmesini fırsat bilen ve vatanına, yurduna, ülkesine özlemini dile getiren vicdan sahibi insanların kardeşlik mesajlarına bile tahammül edemeyenler vicdansızlıklarını asla
ABD ve Avrupa ülkelerindeki ekonomik olumsuzlukları da anlatan Başbakan Erdoğan, "Dünyanın her yerinde ekonomik durgunluk hem yönetimleri hem toplumsal huzuru tehdit eder hale gelmiş durumda. Türkiye, böyle olumsuz küresel şartlar içinde kalkınma iradesini koruyor. Dinamizmini ve istikrarını devam ettiriyor. Bu tablo çok önemli bir tablo. Ekonomimizin ne kadar dayanıklı hale geldiğini, kırılganlıktan ne kadar uzaklaştığının göstergesidir. 9 yılda elde ettiğimiz kazanımların nasıl kalıcı hale geldiğinin, Dünyada iflaslar yaşanırken, Türkiye'nin OECD ülkeleri içerisinde en yüksek büyüme hızına ulaştığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Çok açık söylüyorum; bugün Türkiye ekonomisi ile, dinamizmi ile istikrarı ile dünyanın gıpta ettiği bir ülkedir. Geleceğe bütün bunları başarmış bir Türkiye'nin özgüveni ile bakıyoruz. Hedeflerimizi bu özgüvenle ama ayağımızı sağlam basarak yaşanan tüm bu olumsuzluklara karşı dikkati asla elden bırakmıyor günü gününe tedbirlerimizi alıyoruz. Kriz psikolojisinin bizi esir almasına izin vermiyoruz, izin vermeyeceğiz." "EVLERE ŞENLİK MUHALEFET" En son dün ekonomi kurmayları ile bir araya gelerek son gelişmeleri değerlendirdiklerini hatırlatan Erdoğan, "Zira milletimizin cebinden çıkan her kuruşun sorumluluğunu hissediyoruz. Ama bakıyorsunuz ana muhalefetin lideri ne dese beğenirsiniz? 'Madem ekonomi bu kadar iyi gidiyor arkası arkasına bu kadar toplantıları niye yapıyorsunuz?' diyor. Aman yarabbi, evlere şenlik bir ana muhalefet Bu toplantılar yapılmasa o zaman da 'hükümet nerede, niçin bir araya gelmiyor' der. Toplantıların yapılması bunlar
Şu anda küresel piyasalarda özellikle gelişmiş ekonomilerde yaşanan bir takım sorunlar olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bütün bu gelişmelerin küresel ekonomi ile entegre olan Türkiye ekonomisine de bazı etkileri olabileceği ihtimalini, tedbir alınmadığı taktirde sıkıntılarla yüzleşmek durumunda kalabileceğimizi, kriz işportacılığından medet uman ana muhalefet partisi lider dışında, aklı başında olan herkes tahmin ediyor" dedi. Erdoğan, toplantıların gerekçelerini de şöyle açıkladı: "Bizim yaptığımız bu toplantılar etkileri minimuma indirerek Türk ekonomisinin büyüme trendinin hız kesmeksizin devam etmesi, milletimizin cebinden tek bir kuruşun bile boşa gitmemesi içindir. Yapılan istişareleri Türk ekonomisindeki paniğin bir işareti olarak yansıtmak isteyenler büyük bir yanılgının içerisinde oldukları kadar, açık söylüyorum aynı zamanda kendi ülkesi ve milletine karşı büyük bir sorumsuzluk örneği sergiliyorlar. Yapılan istişareler asla bir sebep sonuç veya etki tepki anlayışı ile gerçekleştirilmiyor. Tam aksine hükümetimiz önleyici bir yaklaşımla bu sorunlar kapımızı çalmadan nasıl bunları bertaraf edebileceğimizin gayretini bunun mücadelesini veriyoruz. Bu noktada tedbirlerimizi de alıyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde öncelikli olarak üzerinde duracağımız bazı hususları dün de kamuoyu ile paylaştık. İnşallah 2012-2014 dönemini kapsayacak Orta Vadeli Programda da detaylı hale getireceğiz."
2008'de başlayan krizin Türkiye'yi teğet geçeceğini söylediğinde, kriz tellallığı yapanların mahcup olduklarını belirten Erdoğan, "Şimdi onları bir kez daha mahcup edeceğimizi memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Bir kez daha ifade ediyorum küresel ekonomide yaşanan son gelişmeler orta ve uzun vadede Türkiye'yi bu kez inşallah teğet bile geçmeyecektir" dedi. Bu noktada milletten Ramazan ayını da bir imkan bilerek israftan kaçınmaları çağrısında bulunan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bakın birilerinin dediği gibi harcama yapmayalım falan demiyorum. Piyasada bu hareketlilik olacak. Ama israf etmeyelim onun için geçenlere de söylediğim gibi biz israf etmeyeceğiz. İsraf ekonomisinden yana olmayacağız biz verim ekonomisinden yana olacağız. Diyelim ki önümüzde bir araba bir de kirada otururken sahip olmak istediğiniz ev. Arabayı tercih etmeyeceksiniz, çünkü o sizin için israf olur. Evi alacaksınız kiradan kurtulacaksınız. Bir evde otururken lüks bir eve gireyim. Bu dönemde lüks bir evi ilave etme. Şu anda oturduğun yerde oturmaya devam et. Çünkü verim ekonomisinin gerekliliği bunu ifade eder. Bu adımları attığımız zaman göreceksiniz ki şu süreç çok daha bizler için artı yazacak. Firmalarımızın da verimliliği esas alan ihracat odaklı, üretim, pazarlama ve satış stratejisi izlemeleri, sadece kendi ekonomik büyümeleri açısından değil, Türk ekonomisinin de bu trendini koruması bakımından son derece önemlidir. Milletimiz müsterih olsun. AK Parti hükümeti Türk ekonomisini istikrar ve güven zemini üzerinde ama ileri demokrasi kararlılığından da asla taviz vermeden büyütmeye devam edecektir." AİLESİYLE SOMALİ'YE GİDECEK
Erdoğan, Somali'deki açlık sorununa da değindi. Somali'ye gideceğini de açıklayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Dünya nerde? Gelişmiş ülkeler nerde? Ellerini uzatıyorlar mı? Hayır. Onlar hala bu süreç devam etmek suretiyle ellerindeki imkanların kendilerine sağlayacağı yüksek rantın hesabını yapıyorlar. Yüzyıllarca Afrika'nın bütün kaynaklarını talan edenler şimdi vicdanları sükut etmiş olarak bir faciayı, bir felaketi sadece seyrediyorlar. Afrika'da yaşanan felaketin esasen kendi felaketleri olduğunu unutarak yaşamaya devam ediyorlar. Uluslararası topum bunun için güç birliği yapmayacaksa ne zaman yapacak? Ben "10. YIL KUTLAMALARI MÜTEVAZI OLACAK" Pazar günü AK Parti'nin 10. kuruluş yıldönümü kutlamaları yapılacağını belirterek, genel başkan yardımcıları, il başkanları, bakanlar ve milletvekillerinin illere sorumlu olarak gideceklerini ve partinin 10 yıllık serüvenini dile getireceklerini söyledi. Kutlamaların sadece iftarda halkla bir araya gelmek şeklinde gerçekleşeceğini belirten Erdoğan, "Asla havai fişek vesaire kullanmak yok. 10. yıl kutlamalarımız mütevazı olacak. Sadece iftar sofrasında bir araya geleceğiz. Konuşmalarımız ve kültürel etkinleri yaparak bu kutlamaları gerçekleştireceğiz. Ama havai fişek gibi israfa yönelik bir şey asla kutlamalarımızda yer almamalı" dedi. iha Bu haber 2984 defa okunmuştur.
|
| ||||||||||||||